Benim Köşem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Benim Köşem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2019 Cumartesi

Film Önerilerim


Kış gecelerinin en büyük eğlencesi evde film keyfi... Eğer siz de benim gibi televizyonda izleyecek bir şey bulamayanlardansanız, sinemaya da sık sık gidemiyorsanız (malum hayat pahalılığı)  internetten film izleyin. Şimdiye kadar fırsat olmadıysa Esaretin Bedeli ve Zindan Adasını mutlaka deneyin. Yok ben zaten iyi bir film arşivine sahibim, onları çoktan izledim diyorsanız, vizyondakileri takip edin. 

Ben gerilim, korku, savaş ve hapishane filmleri sevenlerdenim, neden insanlar böyle şeyleri sever, ben neden gerilim bağımlısıyım bilmiyorum ama hala ilk tercihim bunlar arasından oluyor. Mutlaka bunun da psikolojik bir alt yapısı vardır. Her neyse, İşte benim son günlerde severek izlediğim bu tarz filmlerden bazıları... 

Bird Box:

Beş yıl süren bir hayatta kalma mücadelesi, bir kadın ve iki küçük çocuk...
Yaşadığımız dünyayı, kaosla tüketen bir kötülük sarıyor ve sadece bakarak etki altına girilen 
bir karanlık, gizemli bir güç, intihar ve cinayetlerle nüfusu hızla tüketiyor.
Çok az sayıda insan hayatta kalmayı başarıyor.
Gerilim, gizem ve duygu bir arada.

Soysuzlar Çetesi:

Alman kuşatması, Fransızların yaşadığı zor günler... Nazilerin Yahudi avı...
Bol kanlı bir Tarantino filmi Soysuzlar Çetesi. 
Gerçek ve sanal karakterlerle harmanlanmış sahneler...
Tarantino'nun tipik ince dokunuşlarıyla, kendine has görsel çılgınlıklarıyla oluşmuş hem bir 
dönem filmi, hem bir macera filmi, hem korku ve gerilim filmi ...

Arınma Gecesi:

2013'le 2018 arasında çekilen dört devam filmi...
Amerika'da yapılan bir deney sonucu ortaya çıkan gerilim dolu sahneler... 
Suçla mücadele etmenin ilginç ve çılgınca yolu  Arınma Gecesi.


The Meg: 

Antik çağ yaratığı megaladonun günümüz dünyasına saçtığı dehşet....
Dev bir köpek balığı olan Mag, klasik köpek balığı filmlerinden biraz daha ilginç olaylara yol açıyor.
Soyunun çoktan tükenmiş olduğu zannedilen megaladon, uluslar arası bir deniz altı gözlem 
programının derin deniz su altısına saldırır ve Pasifik okyanusundan sıçrayan müthiş bir gerilim sarar izleyiciyi.

Bad Samaritan:

Zengin evlerini soyan iki gencin yaşadığı müthiş gerilim...
Filmde hırsızlık en masum suç gibi geliyor insana, zira soygun için girilen evlerden birinin sahibi
gerçek bir manyak. Tutsak aldığı kıza işkence ediyor ve bizim garip hırsızlar da bu olayın
ortasında kalan kurbanlara dönüşüyor.











22 Mayıs 2018 Salı

Eskici / Bedri Rahmi Eyüpoğlu



Eskiden yeterdim kendime

Artardım bile

Şimdi ne yapsam nafile! ...

Ve

Kim demiş 'can eskimez' diye
Bu can tedirgin tende
Can da eskimiş
Ben de..



2 Mart 2018 Cuma

Güller Açar Koynunda




An gelir
Yanağımı ıslatır acı sular 

An gelir
Güller açar koynunda

Dikenli de olsa fark etmez
O benim oldukça

Şimdi ben
Bahçıvanım bu hayatta

Adım sonsuz sevda…

10 Kasım 2017 Cuma

10 Kasım

Ağaçlar Ayakta Ölür


Merhaba Ata'm! 

Yine bir 10 Kasım sabahı... Aradan geçen yıllara inat sen dimdik ayaktasın hâlâ ve ben aynı soruyla doluyum yine: Kimsin sen? Ne kadar tanıyoruz ve ne kadar anlayabildik seni? Sen hayranlık duyduğum insan, sen en büyük aşkım, söyle kimsin?  Ya da naçizane ben söyleyeyim: Parçaları yerlerine koydukça tamamlanmaya başlayan zihin rehberim, yaşamı anlama kılavuzumsun...

Sen sadece bir lider, bir asker, bir öğretmen, bir gazi ya da sıradan bir kahraman değilsin benim için. Hâlâ  anlamak için çabaladığım, hâlâ tanımaya çalıştığım, izini takip ettiğim bir dehasın, iki kapılı handa bir fenersin ruhuma. On Kasım'larda ağıtlar yaktığım biri değilsin, olmamalısın da, benim gibi on binlerce ana, öğretmen, kısacası sayısız vatan evladı için... Her on kasım, ülkemi, dünyamı ve kendimi sorgularım ben; göz yaşı döken değil,  okuyan, sorgulayan, çalışan ve daima ileriyi hedefleyen bir ulus isteyen büyük önderim için.

Bazen putlaştırılan, bazen de hunharca heykelleri parçalanan ama zamana inat hep ayakta kalan yüce çınar, beni ben yapan değer, atam, büyük sevdamsın sen, henüz bitiremediğim pazılımsın, parçaları birleştirdikçe derinleşen ve anlam kazanan...

Şimdi "anıyoruz" diyorlar, hatırlamaya çalışıyorlar ilke ve devrimlerini. Hatırlamak için önce unutmak gerek, unutuldu mu ki yapıp ettiklerin, sözlerin!..

Ben unutmadım Ata'm, emanetini, ilkelerini, savaşçı ruhunu, azmini, zekanı, devrimlerini... Her sabah yatağımdan mavi gözlerinin ışıltısına bakarak uyanıyorum, bir tablodan daha ötesisin benim için. O ışık bana "kalk diyor, çalış, pes etme, doğru ol, dürüst ol! Uyan, aç gözünü, daha çok oku, araştır!" Ben senden öğrendiklerimi hiç unutmadım Ata'm.

Senin onurun ulusundu, benim onurum da sen oldun hep. Sen rahat uyu, diyorlar ya, aldırma! Bıraktığın emanetleri çok da hor kullandılar yıllarca, vicdanım sızlar tersini söylersem eğer. Ata'm, uyandır aymazları!.. Anlamaya çalışmayanlara inat, uyandır gençlerimizi. Neden mi? Asıl zorlu savaş bundan sonra çünkü. Sen bilim dedin, sanat dedin, özgürlük dedin, bağımsızlık dedin; şimdi bilim, sanat can çekişiyor; bağımsız ve özgürüz demeye bile dilim varmıyor.  Ölümünün üzerinden yetmiş dokuz yıl geçmiş ama... Ne kadar anladı bu ülke seni ve sözlerini, yaptıklarını, ilkelerini...

Üzgünüm Ata'm. Sen dimdik ayaktasın ama bizler hâlâ emeklemeye çalışıyoruz gölgende. "İzin"den çıkıp "iz"ini takip etmeye başlayacağımız günlerin ümidiyle bir 10 Kasım daha...

...




28 Temmuz 2017 Cuma

Şirin Okuma Süsleri


Çocuklara okumayı sevdirmek zordur, bilirim. Hele ki, ödev gibi algıladılarsa daha da zorlaşır bu sevgiyi aşılamak. Özellikle günümüz dünyasında... 

13 Haziran 2017 Salı

Ahfeş'in Keçisi

Arap bilginlerinden Ahfeş, öğrenciyken derslerinde çok başarısızmış. Bu duruma çözüm bulmak isteyen hocası ona, öğrendiklerini başkalarına anlatmasını önermiş. Böylelikle aklına daha kolay yerleşeceğini söylemiş. Çalıştığın konuları kime rast gelirsen hemen anlat, demiş.

Ahfeş, o günden sonra, önüne kim çıkarsa otutmuş karşısına, metazori ders anlatmış. Gel zaman git zaman, insanlar bunalmışlar bu durumdan. Ahfeş yine sıkıntıya düşmüş, bakmış ki çalıştığı konuları anlatacak kimse kalmadı, kara kara çareler düşünmeye başlamış. Sonra aklına parlak bir fikir gelmiş. Pazardan bir keçi satın alıp ezberlediği dersleri ona anlatmayı düşünmüş. Düşündüğü gibi de yapmış tabi ki. Almış keçiyi, boynuna da bir ip bağlamış, başlamış anlatmaya. Anlattığı her dersin sonunda, hayvanın boynuna bağladığı ipi çekiyormuş, keçinin boynunu sallaması 'anladım' demekmiş.

Zavallı keçi, kendisine verilen göreve o kadar alışmış ki, bir süre sonra, ipini çekmeye gerek bile kalmamış. Ahfeş'ten duyduğu her sözün sonunda kafa sallar olmuş. O günden sonra da, her teklife, her söze düşünmeden 'evet' diyenler için Ahfeş'in keçisi gibi denmeye başlamış.

24 Mayıs 2017 Çarşamba

Kitap ve Sanat / cirazsanat.com



“Bir insana bir kitap sattığın zaman, ona yalnız yarım kilo kağıt, mürekkep ve tutkal satmış olmazsın, ona tamamıyla yeni bir yaşam satmış olursun. Sevgi, dostluk, mizah ve geceleyin denizde dolaşan gemiler… Eğer o kitap gerçekten benim anladığım anlamda bir kitapsa, onun içinde bütün gökler ve yer vardır.”  

Christopher Morley

Yeni yaşamlara ilham olmak hevesiyle çıktık yola, okuma aşkı ve kitap sevgisiyle... Sahip olduğumuz en değerli alışkanlık, en güçlü bağımlılığımızdır okumak. Sürünün bir parçası olmak yerine, fark yaratmak isteyen herkesin yolu kitaplardan geçer. Biz, önce kendimizi anlamak için okuduk, sonra da hayatı… Ardından bu zengin hazineyi paylaşmak istedik herkesle. Bu amaçla da cirazsanat.com’u kurduk.

cirazsanat.com sadece bir kitap satış sitesi değil, kültür paylaşım sitesi olsun istedik. İçerikleri paylaşmanın yanı sıra, engin sanat dünyasına hep birlikte bir yelken açmayı hedefledik. Her kültür düzeyine uygun çeşitlilikte bir kütüphane, aslında bir sanat evi olma çabasıyla… Sanat ve kültür adına her şeyle buradayız. Dünyayı algılamak, yaşamın hikayesini paylaşmak, hissetmek, okumak ve okutmak amacıyla kısacası.

Çok okunan ve yeni çıkanlar kadar, değerini her çağda korumayı başarabilen, evrenselleşmiş, klasikleşmiş yerli ve yabancı tüm edebi eserlere de ulaşabilirsiniz cirazsanat.com’da. Amacımız, aradığınıza en kısa sürede ulaşarak zamandan tasarruf etmenizi sağlarken, güvenli alışverişin huzurunu da yaşatmak sizlere.


15 Nisan 2017 Cumartesi

Dünya Sanat Günü


"Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir."

 M. Kemal Atatürk



Tüm sanat sevdalılarının Dünya Sanat Günü'nü kutluyoruz.

1 Kasım 2016 Salı

Nereye


"Cahildim dünyanın rengine kandım"   Neşet Ertaş


Dünyanın rengine kanma dostum! Her şey yalan, her yer talan... Ne sevgiye aldan ne para pula... Sanal bir alemin ortasındayız aslında. Her şey yalan, her yer talan... 

Ölümü gösterip sıtmaya razı ettin, ey hayat! Bugün varsak yarın muamma... Geldik gideceğiz elbet, bilmem kaç metre kumaşla. Aldanma! 

Kime bu öfke, niye bu feveran?  Hangi neden yol açtı bu yıkıma, kime kalmış ki dünya! Ne dünyanın rengine kan ne nefsin alazına, ama kavun ama kelek, artık bahtına ne çıkarsa...

Kaşıkla verip sapıyla gözümüzü oydun, ey hayat! Bu da geçer, diye diye tükettik ömürleri. Ağlaya ağlaya kan fışkırdı göz pınarlarından. Zira her şey yalan, her yer talan...

Nereye dostum, bu gidiş nereye? Dünya malı dünyanın yükü oldukça, sırtındaki kamburla, hangi yola, hangi güçle?!.. İlelebet kalan hiçbir fani yoksa, bu heves niye? Söyle nereye?


28 Ekim 2016 Cuma

Yarın Cumhuriyeti İlan Edeceğiz / NUTUK'tan


28 Ekim Akşamı


28 Ekim günü akşam üzeri, toplantı halinde bulunan Parti Yönetim Kurulu beni çağırdı. Parti Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Bey'di. Fethi Bey, Parti adına Yönetim Kurulunca, bir aday listesi düzenlendiğinden ve Parti Genel Başkanı olduğum için bu konuda benim de düşüncelerimin öğrenilmesi uygun görüldüğünden, toplantılarına çağırdıklarını bildirdi. Düzenlenen listeye göz gezdirdim. Bence uygun olduğunu ama bu listede adları bulunan kişilerin de düşüncelerinin sorulması gerektiğini söyledim. Bu önerim uygun görüldü.
...
Gece olmuştu. Çankaya'ya gitmek üzere Meclisten ayrılırken, koridorlarda beni beklemekte olan Kemalettin Sami ve Halit Paşa'lara rastladım. Ali Fuat Paşa, Ankara'dan ayrılırken bunların Ankara'ya geldiklerini o günkü gazetede "bir uğurlama ve bir karşılama" başlığı altında okumuştum. Daha kendileriyle görüşmemiştim. Benimle görüşmek için o zamana kadar orada beklediklerini anlayınca, akşam yemeğine gelmelerini Milli Savunma Bakanı Kazım Paşa aracılığıyla kendilerine bildirdim. İsmet Paşa ile Kazım Paşa'ya ve Fethi Bey'e de Çankaya'ya benimle birlikte gelmelerini söyledim. Çankaya'ya varınca, orada beni görmek üzere gelmiş olan Rize millet vekili Fuat ve Afyonkarahisar millet vekili Ruşen Eşref Beylere rastladım. Onları da yemeğe alıkoydum.

Yemek sırasında: "Yarın cumhuriyet ilan edeceğiz." dedim. Orada bulunan arkadaşlar, hemen düşüncemi benimsediler. Yemeği bitirdik. Hemen o dakikada, yapılacak işler için kısa bir program düzenledim ve arkadaşları görevlendirdim.

Belirlediğim programın ve verdiğim yönergenin uygulanışını göreceksiniz.

...

O gece birlikte bulunduğumuz arkadaşlar erkenden ayrıldılar. Yalnız İsmet Paşa Çankaya'da konuk idi. Onunla yalnız kaldıktan sonra, bir yasa tasarısı hazırladık. Bu tasarıda 20 Ocak 1921 günlü Anayasanın devlet biçimini saptayan maddelerini şöyle değiştirmiştim:

Birinci maddenin sonuna: "Türkiye Devletinin hükumet biçimi cumhuriyettir." cümlesini ekledim.

Üçüncü maddeyi de şöyle değiştirdim: "Türkiye Devleti, Büyük Millet Meclisince yönetilir. Meclis, hükumetin yönetim kollarını bakanlar aracılığı ile yönetir."

...

                                                                                                                         
TDK
Söylev 2. Cilt
Sayfa 585-586

Arşiv

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *